
Gazete Türk
Uyum,
yada başka bir ifadeyle : entegrasyon
Paris'in yakın bir banliyösinde bir polisin 17 yaşındaki Cezayir uyruklu Nahel adındaki bir genci silahla öldürmesinden sonra, özelde Paris ve çevresinde, genelde tüm Fransayı kapsayan, isyan niteliğinde bir ayaklanma başladı.
Yirmi yıldır Fransa'da yaşıyorum, neredeyse her yıl bu tür eylemler yapıldığına alışığız.
Geldim geleli hep takip etmişimdir bizim Türk toplumundan ve çocuklarımızdan katılan varımdır diye...
Vurup kıran, yakıp yıkan, suç işleyen, hiç bir vatandaşımıza şahit olmadım. Hatta Avrupa'daki diyer ülkelerde de olmadığını gözlemledim.
Almanya'da, Solingen'de, yakılan Türk ailesi, Alman dazlakların katliamları, Belçika ve Fransa'da haksızlığa ve ırkçılığa maruz kalmış Avrupa Türk'lerine yapılan haksızlıklara bile uhuletle, suhuletle ve sükunetle karşılık vermişlerdir.
Hiç bir vakit bu tip bir vandallık ve vahşilik görmedik... göremezsiniz.
Çünkü biz binlerce yıllık imparatorluk ve devlet kültüründen gelen soylu Türk milletinin mensuplarıyız!
Avrupa ülkelerinin hukukuna, toplumsal ve sosyal yaşama en iyi uyum sağlamış, entegre olmuş ve kendine sunulan imkanlara nankörlük etmeyen ve etmeyecek olan tek millet bizim milletimizdir.
Tüm Avrupa'da, Avrupalıda bunu biliyor.
Bizim dışımızdaki yabancıların sosyal düzeni ve siyasi sistemi nasıl bozduğunu onları tanıyan herkes biliyor.
Biz Türkler toplum olarak hak arayışı yapacaksak, ki sözde ermeni soykırımı yalanını protesto ederken bile (binlerce vatandaşımız katıldı), yakıp yıkarak, toplumu rahatsız ederek değil : hakka hukuka riayet ederek yaptık.
Sonuç olarak,
17 yaşında bir gencin ehliyeti olmadığı gibi polisten kaçmasıda doğru değildi...
Hak aranacaksa, o ırkçı polisin tutuklanması, sivil direniş ve protestolar olabilirdi.
Özet olarak : bu şekilde ayaklanarak, otobüsler yakarak, kamu ve masum insanların mallarına, alışveriş merkezlerine zarar vererek adalet aranmaz. Zira bunun bedelini ülkede yaşayan tüm yabancılar, özellikle Müslüman kesim, yani bizler çok ağır bir şekilde ödüyoruz. Irkçı ve sömürgeci Fransızlar ise ayrıca tartışma konusudur. Bunu daha sonraki yazılarımızda dile getireceğim.
Bir kez daha Milli ve Manevi değerlere bağlı ; köklü bir devletin, milletin, evlatları olarak, olaylara sakin ve sükunetle tepki veren asil Türk toplumunu, uyumlu ve onurlu gençlerimizi tebrik ve teşekkür ediyor, uyumlu huzurlu bir yaşam diliyorum.
11.07.2023 Paris
Adnan Baştürk
SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ
Toplumun içinde olan ; gezen, gören, dinleyen birisi olarak, yüzlerce, binlerce kişinin söylediklerini sizlere aktarıyor arzediyoruz.
Bütün kesimlere bayağı zamlar verdiniz, veriyorsunuz... Ancak
iki toplum kesimini çok ama çok ihmal ediyorsunuz : bu kesim işçi emeklileri ve biz gurbetçiler.
Oysa, işçi emeklileri ve biz gurbetçiler AK Parti'nin oy deposuyuz! En büyük destek aldığınız toplum kesimiyiz.
20 senedir ülkemize yapılan dev büyük hizmetleri en iyi bu kesim mukayese edebiliyor. Çünkü eskiyi, eski Türkiye'yi de yaşamış - sağlıkta, eğitimde, iç siyasette dış siyasette, ekonomide, silah sanayinde vs. - müthiş bu değişimleri, değişiklikleri, görüp mukayese ediyor... edebiliyor.
Oysa, eskiyi yaşamayan ; zorlukları, güçlükleri bilmeyen genç neslimizin bir çoğu, çoğunluğu, bu mukayeseyi yapamıyor. Zira eskiyi görmemiş... yaşamamış.
Bir yabancı turist, Türkiye’deki ortalama bir-iki haftalık tatilde 1000 euro civarında para harcıyor. Takriben 50 senedir yurtdışındaki biz gurbetçiler
her geldiği izinde en az 10.000, 15.000, 20.000 euro para harcıyor, ev, arsa, araç alıyor, yatırım yapıyoruz.
Yurtdışından emekli olan birinci ve ikinci nesilin çoğunluğu da Türkiye’de yaşıyor. Yurtdışından aldığı emekli maaşlarını, dövizleri Türkiye’de harcıyor ;
seçimlerde de en büyük desteği Zat-ı alinize teveccühen AK Parti'ye ve hükümetinize veriyor.
Halen daha Türkiye’ye bir araba getirme hakkı olmadığı gibi, getirdiği arabayı burada altı aydan fazla kullanamıyor, iki seneden fazla da bırakamıyor... illa altı ayda yurtdışına çıkması, aracını çıkartması gerekiyormuş... Bu şartlar, kanunlar niye var?
Şu an araba piyasasında da müthiş bir sömürü, kurnazlık, pahalılık var. Devletimizin dövize ihtiyacı var. Biz gurbetçilerden arabanın yaşına göre 10, 20, 30.000 euro para alıp, hem döviz sıkıntısını gidebilir, hem içerdeki otomobil piyasasındaki kurnazları, uyanıkları, sömürücüleri, zalimleri yola getirir. Piyasayı dengeler. Hem de, 50 yıldır ülkesine trilyon dolarlar, eurolar, gönderen gurbetçilerimiz bir nevi taltif edilmiş, onure edilmiş olur.
Sadece araba konusunda değil, bir çok konuda da gurbetçiler çok ama çok mağdurlar...
İzin dönemi milli gururumuz THY uçak biletlerine fahiş fiyat artış uygulayarak bizleri hem çok üzüyor hem de çok mağdur ediyor. Bir vatandaşımızdan öğrendim ; geçen hafta Rize havaalanına ilk defa gelen bir Arap ülkesinin uçak yolcuları, devletimiz ve sivil toplum kuruluşları tarafından adeta kahramanlar gibi karşılanmış, çiçekler ve çeşitli hediyeler verilmiş(!)...
50, 60 yıldır 100 binlerce uçaklarla gelip trilyon dövizler bırakan gurbetçilerimize, bırakın karşılamayı, ikinci sınıf muamelesi bile yapılmıyor hatta hiçbir şekilde hak bile tanınmıyor!
Bir de, memleketimin esnafı, tüccarı, normal etiket fiyatının üzerinde bir fiyatlama uygulayarak bizleri enayi, aptal yerine koyması ayrı bir haksızlık, ayrı bir hakaret, ayrı bir garabet.
Gazete Türk olarak bizden söylemesi,
Bu iki toplum kesimi bu soruları, sorunları, kendi kendine sormaya, konuşmaya başladı. Bu bizlerde kırgınlığa küskünlüğe dönüşüyor...
Bilvesile,
Sıla-i Rahim için yollara düşen tüm gurbetçilerimize, hayırlı yolculuklar, hayırlı tatiller dileriz. Allah yol açıklığı versin...
Selam ve dua ile,
Gazete Türk
Yıl 1, Sayı 2, Temmuz 2023




Duyuru



